Modern Ağ Mimarilerinde Paradigma Dönüşümü: Programlanabilirlik ve Otomasyon

Yazar:  İlker MANSUR | Cisco VoIP & Network Automation Engineer

Geleneksel ağ yönetimi metodolojileri, uzun yıllar boyunca cihaz bazlı ve manuel müdahalelere dayalı statik bir model üzerinden ilerlemiş olsa da günümüzde bu yaklaşım yerini ölçeklenebilir, hataya dayanıklı ve yazılım tabanlı bir yapıya bırakmaktadır. Modern dünyada ağ altyapıları; bulut bilişim, mikro hizmet mimarileri ve yüksek bant genişliği taleplerinin bir sonucu olarak “statik bir donanım yığını” kimliğinden sıyrılıp “çevik bir servis platformu” haline gelmiştir. Cisco perspektifinden bu dönüşüm, mühendislik iş akışlarını hızlandırmanın ötesinde, ağın işletilme felsefesini de kökten değiştirmiştir. Artık bir ağ mühendisi için otomasyon bir lüks değil, modern ağların barındırdığı devasa karmaşıklığı yönetmenin tek rasyonel yoludur. Bu süreçte operasyonel odağın tekil cihaz konfigürasyonlarından, tüm ağın bir bütün olarak davrandığı “niyet tabanlı” (Intent-Based) sistemlere kayması, beraberinde API ekonomisi ve model tabanlı yönetim zorunluluğunu getirmiştir.

Bu yeni paradigmanın teknik temelini Cisco IOS-XE, NX-OS ve IOS-XR gibi modern işletim sistemlerinin CLI bağımlılığından kurtulup yapılandırılmış veri modellerine geçişi oluşturur. YANG veri modelleri sayesinde cihaz konfigürasyonları hiyerarşik ve makine tarafından okunabilir bir standartta tanımlanırken, NETCONF ve RESTCONF gibi protokoller ağ cihazlarının birer “web servisi” gibi yönetilmesine imkan tanır. Bu durum, geleneksel SSH tabanlı komut gönderiminden farklı olarak “transactional” bir yapı sunar; yani bir konfigürasyon değişikliği ya tam olarak uygulanır ya da hata durumunda güvenli bir şekilde geri alınır. Üstelik Streaming Telemetry teknolojisiyle birleşen bu yapı, ağın sağlık verilerini mikro saniye hassasiyetinde dış dünyaya aktararak, geleneksel SNMP’nin hantal ve reaktif yapısını proaktif bir analitik sürecine dönüştürür.

Ağ otomasyonu stratejileri kurgulanırken, mühendisin teknik yetkinliği ile kullanılan araçların senkronizasyonu büyük önem taşır. Ad-hoc ihtiyaçlar için Python ve Netmiko gibi kütüphaneler hızlı çözümler sunarken; Ansible ve Terraform gibi araçlar altyapının “kod olarak” (Infrastructure as Code) tanımlanmasını ve standartlaştırılmasını sağlar. Cisco DNA Center ve SD-WAN gibi orkestrasyon platformları ise bu süreci grafik arayüz ve güçlü API entegrasyonlarıyla merkezi bir politika yönetimine dönüştürür. Ancak bu noktada unutulmaması gereken en kritik unsur, otomasyonun “patlama yarıçapının” (blast radius) manuel işlemlerden çok daha geniş olduğudur. Bu riskin yönetilmesi için modern yazılım disiplinleri ağ dünyasına entegre edilmelidir. NetBox gibi bir “Doğruluk Kaynağı” (Source of Truth) üzerinden ağın olması gereken hali tanımlanmalı, değişiklikler Git ortamında sürüm kontrolüne alınmalı ve canlıya alınmadan önce CML veya GNS3 gibi simülasyon ortamlarında test edilerek bir CI/CD hattından geçirilmelidir.

Sonuç olarak, Cisco teknolojileriyle şekillenen bu yeni dönem, protokol uzmanlığını yazılım disipliniyle birleştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Otomasyon, operasyonel yükü ve insan hatasından kaynaklanan riskleri minimize ederken, mühendise stratejik tasarım ve mimari geliştirme için gereken kıymetli zamanı kazandırır. Sektörel rekabette öne çıkmanın ve geleceğin ağ mimarilerini inşa etmenin anahtarı, CLI yetkinliğini API ve model tabanlı yönetim kabiliyetiyle konsolide ederek ağın sunduğu programlanabilirlik potansiyelini tam kapasiteyle kullanmaktır.

 

 

İlgili makaleler

Modern Ağ Mimarilerinde Paradigma Dönüşümü: Programlanabilirlik ve Otomasyon

Yazar:  İlker Mansur | Cisco VoIP & Network Automation Engineer

Geleneksel ağ yönetimi metodolojileri, yerini ölçeklenebilir, hataya dayanıklı ve yazılım tabanlı yaklaşımlara bırakmaktadır. Bu makalede, Cisco ekosistemi özelinde ağ otomasyonunun operasyonel verimlilik üzerindeki etkisi ve mühendislik iş akışlarındaki dönüşüm teknik bir perspektifle ele alınmaktadır.

Devamını oku

Cisco Secure Workload (Formerly Tetration)

Yazar:  Emin YÖNEY | Kıdemli Çözüm Danışmanı

Cisco Secure Workload (Tetration), bir ağ güvenliği ve analiz platformudur. Bu platform, kurumsal ağlarınızda gerçek zamanlı trafik analizi yaparak, ağınızda olan herhangi bir tehdidi tespit edebilmenizi sağlar.

Devamını oku
İletişime Geçin

Gereksinimlerinizi Yazın Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınızı yanıtlamaktan ve hangi hizmetlerimizin ihtiyaçlarınıza en uygun olduğunu belirlemenize yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.

Avantajlarınız:
Sonra ne olacak?
1

Size uygun bir zamanda bir arama planlıyoruz

2

Bir keşif ve danışmanlık toplantısı yapıyoruz

3

Bir teklif hazırlıyoruz

Bize Danışabilirsiniz